Meleğin Hikayesi

Herkesin bir hikayesi vardır ya… İşte Meleğin hikayesi de çocuklarına mutlu olacakları bir ortamda, iyi eğitim aldırmak isteyen iki annenin hayalleriyle başlıyor…

Meleğin Hikayesi

Ben ve sevgili kız kardeşim 3 ay arayla ikiz çocuklarımızı kucağımıza almıştık. Benim ikiz oğullarım, onun ise ikiz kızları artık ailemizin en önemli ve değerli üyeleri olmuştu. Çocuklarımız doğduğu andan itibaren çoktan yeni hayaller kurmaya başlamıştık… Şanslı kuzenler olmuştu bebeklerimiz; bir anda 4 oyun arkadaşı gelmişti dünyamıza. Zaman su gibi akıp geçmiş ve 4 mucizemizin okul zamanı gelmişti… Matematik mezunu ve Çocuk Gelişimi mezunu iki annenin onlar için ortak planları başlamıştı bile. Beton ve ev sıcaklığından uzak ortamlara çocuklarımızı hapsederek; dört duvar arasında eğitim görmeleri fikri bizi ciddi anlamda üzmüştü…

Dalından meyvelerimizi kopardığımız, domates- biber ekip kahvaltıda taze taze yediğimiz eski evimiz bir anda bizi “yok canım olmaz” dediğimiz; ancak olabileceğine içten içe inandığımız farklı hayallere itmişti. Bahçedeki sardunyalara bakarak düşünmeye başladık… “Kendi yuvamızda bir sürü çocuğa ev sahipliği yapabilir miyiz” diye bir soru sordum kardeşime;  kız kardeşim “sadece bizim mucizelerimiz değil, daha fazla çocuğa ulaşmalıyız” fikrini bahçenin ortasına sanki bir top atarcasına attı… İdealimizdeki okulu ancak kendimiz oluşturabilirdik… İşte bizim Melek Yuvası hikayemiz tam da bu şekilde, bu bahçede başladı…

Çocuklarımız için yıllarca hayatımızı geçirdiğimiz şehrin en merkezi noktalarından birinde bulunan, binalardan, sitelerden izole, kendi şirin bahçesi olan, müstakil yuvamızı okul yapmaya karar verdik. İki eğitimci olarak bizi uzun ve zorlu bir süreç bekliyordu ancak çocuklarımızın eğitimi için her şeye değerdi. Eksiklerimizin en başında alanında uzman eğitimciler ve gerçek anlamda bize bu yolda iyi bir başlangıç yaptıracak bir uzman geliyordu. Listemiz eğitim materyalleri, çocuk parkı, oyuncaklar, mutfak malzemeleri vb. şeklinde uzayıp gidiyordu. Bu liste uzayıp giderken sanki sihirli bir güç de bizi adım adım izliyordu… Her düşündüğümüz şeye ve eksiklerimize çok kısa ve doğru bir şekilde ulaşıyorduk. Bu isteklerimizin kolayca karşımıza çıkmasına artık şaşırmamaya başlamıştık. İdealimizdeki, düşüncemizdeki eğitim yuvası olması gerektiği gibi, olması gereken zamanda hayata geçti… Materyallerimiz özenle seçildi, dekorasyonumuz ev sıcaklığından uzaklaşmadan işlevsel ve bir okulun gerektirdiği şekilde dizayn edildi, çocuklarımız için hayal ettiğimiz parkımız fizyoterapistlerce onaylandı ve Melek Yuvası Anaokulu kaliteli eğitim hayatına halen beraber olduğumuz öğretmenleriyle bir anda başladı. Ben, kız kardeşim ve eğitim kadromuzun artık tek bir dileği vardı: velilerin okulumuzun kapısından girdiğinde huzur dolmaları, kaygılanmadan kıymetli biriciklerini bize gönül rahatlığıyla bırakmalarıydı. Çocuklarımızın her gün okula koşarak mutlu  gelmelerini gönülden diledik… Doğal gıdalar yedirsek, her mevsimin tadını her türlü hava koşulunda bahçede oynayarak yaşasalar, kar yağsa kardan adam yapsak; bahar gelse çiçek diksek, meyve toplasak; yaz gelse limonatalarımızla bahçede şarkılar söylesek ve sonra da oyun oynamaktan yorularak evlerine dönseler ne iyi olur diye düşündük. Tabi sadece düşünmedik, bol bol da çalıştık, çabaladık. Ve bu hayallerimizi o sardunyanın şahit olduğu renkli evimizin bahçesinde 2010 yılının Ocak ayından itibaren büyük bir heyecan ve tutkuyla gerçekleştiriyoruz. Kendi çocuklarımıza eğitim arayışıyla çıktığımız bu yolda şimdiden onlarca, yüzlerle çocuğa ulaştık.

Şimdilerde arkama yaslanıp buradan mezun ettiğim çocuklarımın başarılarını görmek, duymak, ailelerle hala güzel dostluklarımızı devam ettirmek, dönüp geldiklerinde “keşke hala burada olsam” dediklerine şahit olmak iyi ki yapmışız, başlamışız dememin en güzel sebeplerinden. Kapılarını tüm çocuklara açtığımız yuvamıza her gün yeni heyecanlarla gelmek, huzur veren, sevgi dolu çocuklarımla kucaklaşmak anlatılması imkansız bir mutluluk… Onların anılarında olmak, kendilerini değerli hissettirmek, buradan çıktıklarında onları bekleyen okullarda özgüvenli olmalarını sağlamak,  küçücük şeylerle mutlu olunabileceğini öğretmek ve en önemlisi de “insan” yetiştirmek kelimelerle tarif edilemeyecek yüce bir duygu.

Bana Melek Yuvası’nı açmamda yürekten destek olan eşime, bu yolda asla kendime mal edemeyeceğim başarımda yanımda olan öğretmenlerime ve bizi tercih ederek Melek Ailesine katılan tüm velilerime teşekkür ederim. Söz konusu çocuk olduğu sürece ben onların yanında olmaya devam edeceğim.

Melek Yuvası Kurucu Sevilay Kızıltuğ
Sevilay KIZILTUĞ
Özel Melek Yuvası Anaokulu Kurucusu​